Sihirli güce sahip bir etken madde - platinum kolloidinin sırrı


   Koenzim Q10’dan bile daha güçlü olduğu kanıtlanan, şaşırtıcı özelliklere sahip antiaging etken maddesi platinum kolloidi, son zamanlarda adının duyulmaya başlamasıyla beraber ne olduğu, vücutta ne tür etkileri sağladığı ile ilgili insanda güçlü bir merak uyandırıyor. Bu merağı gidermek adına platinum kolloidi ile ilgili kısaca bilgi vermeye çalışacağız.

 

Platinum kolloidi’nin tanımı

   Günlük hayatımızla iç içe olan süt, kahve, krema, tereyağı, sabun köpüğü, peynir gibi tüm bunların kolloid olmasına rağmen, kolloid kelimesi bizim pek alıştığımız bir kelime değil. Anlaşılan o ki, platinum kolloidinin ne olduğunu anlamamız için öncelikle kolloidin ne olduğuna açıklık getirmemiz gereklidir.

   Kolloid, bir maddenin kendisi için çözücü olmayan bir ortamda 0.1~0.001 mikrometrelik boyutlarda dağılmasıyla oluşan çözeltiye denir. Dağılım ortamı homojenik bir ortam olup, katı, sıvı veya gaz halinde olabilir. Dağılan tanecikler ise çok sayıda atom veya atom gruplarından oluşmuş olup, boyutundan dolayı ışık mikroskobunda görülmez, ancak elektron mikroskobunda görülebilir.

   Platinum kolloidi ise, platin parçacıklarının 0.2~0.3 mikrometrelik boyutlarda suya dağılmasından oluşan çözelti olup, çok özel yapısıyla metal halindeyken taşımadığı şaşırtıcı etkilere sahip etken maddeye dönüşür.

SU MOLEKÜL

Platinum kolloidi’nin özellikleri

   Platinum kolloidi, tüm aktif oksijen çeşidini yok etme ve kesintisiz devam eden olağanüstü antioksidan gücüne sahiptir.

   Vücudumuzda, Oksijen alımı varsa kesinlikle aktif oksijen de oluşur. Her gün nefes yoluyla aldığımız oksijenin yaklaşık % 2'sinin aktif oksijene dönüştüğü düşünülüyor.

   Hücre yaşlanmasının en önde gelen kötü bir faktörü olarak bilinen aktif oksijen, vücut hücrelerini oksitleyerek, yaşlanma, leke, çil, kırışıklıklar ve damar sertliği, diyabet, kanser, Alzheimer gibi birçok hastalığa neden olacağı söyleniyor. Vücudumuzu aktif oksijenin zararından korumak için antioksidan almamız şarttır.

   Birçok çeşidi olan antioksidanlardan, koenzim Q10 ve alfa lipoik asitlerse tam da antioksidanları temsil eden, bilenen en güçlü antioksidanlardır. Ama koenzim Q10 ve alfa lipoik asitler dahil şu ana kadar bilinen tüm antioksidanlar sadece belirli çeşitteki aktif oksijene etki gösterir, yok eder. Ayrıca koenzim Q10 ve alfa lipoik asit gibi diğer tüm antioksidanlar etki gösterirken kendisi de oksitlendiği için etkisi sadece bir kereliktir.

   Platinum koloidine gelince, çeşidi fark etmeksizin vücutta oluşan her çeşit aktif oksijenin tamamını yok eder. Daha da şaşırtıcı olanı şu ki, platinum kolloidi katalizör olarak çalıştığı için kendisi oksitlenmeden, vücutta mevcut olduğu sürece, kesintisiz bir şekilde antioksidan etkisini sürdürür. Platinum kolloidi bu olağanüstü antioksidan etkisiyle vücudumuzu aktif oksijenin zararlı etkisinden korur, aktif oksijenin neden olduğu damar sertliği, miyokardiyal enfarktüs, metabolik sendrom, kanser gibi hastalıkları önlemekte de önemli katkı sağlar.

Platinum kolloidinin cilde olan etkileri

   Şu an piyasada mevcut olan çoğu cilt bakım ürünleri beyazlatma, nemlendirme, kırışıklık, lekeleri giderme gibi çok yönlü etki göstermeyi hedefliyor. Ancak bu tür etkiler için kullanılan etken maddeler de ayrı ayrı olup, sonuç olarak bir çeşit ürün içerisinde çok fazla etken madde bulunmuş oluyor. Bu etken maddelerin çoğu petrol kaynaklı kimyasal maddeler olup, içinde cilde iyi olduğu düşünülse de, etkileri bilimsel olarak kanıtlanmamış maddeler de az olmamasının dışında, cilde zararlı maddeler de olabilir. O yüzden son zamanlarda dünyanın en ünlü kozmetik firmaları da geleneksel yöntemlerden farklı yeni etken madde arayışına girmiş, platinum kolloidi içerikli cilt bakım serilerini piyasaya sürmüştür. Cilt bakım ürünlerinde neden platinum kollodi kullanılır?

   İlk önce platinum kolloidi, kesintisiz devam eden olağanüstü antioksidan etkisiyle stres, ultraviyole ışınlarından dolayı ciltte oluşan aktif oksijeni yok ederek, aktif oksijenin neden olduğu kırışıklık, leke, sarkıntıları önler.

   Başka bir açıdan, diğer herhangi bir antioksidan maddeler aktif oksijeni yok ederken, kendisi de oksitleneceği için, oksitlenmeden oluşan kalıntılar cildimizde birikir, cilt sağlımıza zarar verir. Platinum kolloidi ise, sadece katalizatör olarak çalıştığı için bu tür sorunlara neden olmaz. 

   Platinum kolloidi içindeki platin metali nano düzeydeki mikro parçacıklara ayrılarak insan vücudundaki normal hücrelerin taşıdığı ile aynı değerde elektrik potansiyeline sahip olur. Aslında her türlü cilt hasarları, kırışıklılar, lekeler gibi cilt sorunları, hücrelerin elektrik potansiyel dengesinin bozulmasından meydana gelir. Platinum kolloidi sahip olduğu elektrik potansiyel gücüyle bozulmuş dengeleri düzeltir, cildi doğal sağlığına geri kavuşturur.

                             

   Ayrıca, platinum kolloidinin sahip olduğu elektrik potansiyel gücüyle cilt kılcal damar ve sinirleri tetikleyerek kan dolaşımını hızlandırır. Kılcal damarlar da genişler cildin metabolizma, detoks etkileri de güçlenir.

   Platinum kolloidi ciltler için değil, saçlar için de etkili olup, platinum kolloidi içerikli şampuanlar saçın beyazlaması ve saç dökülmesini önleyip, hasar görmüş saçları onararak sağlıklı bir saça kavuşturur. 

Platinum kollodinin güvenilirliği

   Genelde metal alerjisine terin etkisiyle oluşan metal iyonları neden olur. Platin metal olarak da korozyona karşı bilinen tüm metallerden oranla daha dirençli olup, metal alerjisine neden olmaz, paslanmaz, kimyasal değişime uğramaz.

   Platin metalin kolloid haline getirilmesinden oluşan platinum kolloidi siyah renkli sıvı olup, tadı da kokusu da yoktur. Bu özelliklerinden dolayı gıda ve kozmetikte hammadde olarak kullanmak çok büyük avantaj sağlar. Ayrıca, platinum kolloidi olağan üstü antioksidan etkisiyle kendi kendini koruma gücüne sahip olduğundan dolayı platinum kolloidi içeren gıda ve kozmetik ürünlerine kimyasal koruyucu ekleme gereği de kalmayacaktır.

   Platinum kolloidi Japonya sağlık bakanlığından gıda takviye maddesi olarak izni alınmış olup, Tokyo Üniversitesi Profesörü Miyamoto’nun çalışmalarıyla platinum kolloidinin ince bağırsaktan neredeyse hiç emilmeden dışkılarla dışarı atılacağı, diğer tüm testlerde de güvenilirliği tamamıyla kanıtlanmıştır. Platinum kolloidi üretiminin dünya lideri olan Japonya Inovex şirketinin ürettiği platinum kolloidi içeceği-sai’nin 20 senelik pazarlama sürecinde de her hangi bir olumsuz etkisi ortaya çıkmamıştır.

   Platinum kolloidi gerçekten son derece güvenlir bir madde olup, gıda ya da kozmetik olsun, platinum kolloid ürünleri hiçbir cins ve yaş sınırı olmadan yaşlılardan bebeklere kadar tüm insanların kullanımına uygun niteliktedir.

Dr. Abula Abulaiti.

 


1 comment


  • Sevgi

    Merhaba yazı çok bilgilendirici olmuş elinize sağlık.


Leave a comment


Please note, comments must be approved before they are published